TUZLA FACİASI'NA RAMAK KALA

Büyük takımların başına nadiren de olsa özellikle kupa maçlarında kötü sürprizler gelebilir. Avrupa'da birçok kupa maçında ve ülkemizde de görülmüştür, küçük takımın büyük ağabeye acı şamar attığı. Fenerbahçe'nin "Pendik Faciası" vardı, Galatasaray'ın da olmak üzere. Olmak üzere diyorum; çünkü Galatasaray henüz elenmedi. Telekom'daki 0-2'lik yenilginin rövanşı var. Ha, bu Galatasaray'ın Tuzla'ya gol yemeden 3 gol atabileceğine de hiç inancım yok. "Yok canım, yedekler oynadı, Tuzla'daki maçta Fatih Terim asları sahaya sürer işi bitirir" diyenleriniz de olabilir. Haklı da çıkabilirsiniz ama benim ümidim yok. 

Ümidim yok çünkü Galatasaray futbolun gereklerinden, gerçeklerinden çok uzak bir takım olarak düşe kalka yürüyor. Galatasaray garibim Tuzla'ya pres yapıyor ama sözde pres. Tuzla takır takır topu gezdiriyor, atağa çıkıyor hatta pozisyonlar buluyor. Hatta hatta gol bile buluyor. Ve hatta hatta haksız bir kırmızı kart ile eksilmesine rağmen Tuzla 10 kişi ile 2. golü buluyor. 

Galatasaray'da asil ya da yedek hiçbir oyuncu rakipten top çalamıyor. Rakiple vücut vücuda didişme halinde çoğunlukla kaybeden Sarı-Kırmızılı formalı oyuncu oluyor. Özet; takım fizik olarak da hazır değil bireysel olarak da. 

Galatasaray'da iş bitirici yok. Tuzla karşısında Falcao ya da F.Andone olsa dahi sonuç değişmezdi. Top bu oyuncuların olduğu bölgeye getirilemiyor. Lemina ve Ömer Bayram dışında adam eksilten oyuncu yok. 

Galatasaray ölü topları bu ligde en iyi öldüren takım! Henüz korner ya da serbest vuruştan golü yok. 

Ülke liginin en maliyetli takımı Galatasaray. Açalım; yani futbolcularına en fazla para ödeyen kulüp Galatasaray. Bütün Tuzla'nın maliyeti Küfürbaz Belhanda'nın kazandığı parayı bulmaz. Bu pahalı takımın yedeklerinin de maliyet ederi yüksek olmalı. Öyle ya bir oran, denge gerekli takım olmak için. Yedekleri izledik, hiçbiri "Ben kulübeyi haketmiyorum, benim hakkım sahada olmak" mesajını veremedi. Ha demek ki Fatih Terim'in hiç olmazsa forma adaleti devam ediyormuş. 

Emre Mor'dan dün itibari ile ümidi kestim. Yok bundan bir b.. yani birşey olmaz. Taylan Antalyalı nasıl bir psikoloji ile çıktı sahaya tahmini zor. Çünkü Terim kendisine güvenmediğini belli etmişti; 24 yaşındaki Taylan'a, henüz genç harcanmasın demişti. Genç derken, aynı Terim 16 yaşındaki Emin Bayram'a güvenip sahaya sürdü. Tertemiz bir sağ ayağı var. Ülkemiz stoperleri standartında harika bir tekniğe sahip. Topu geriden kurmak için tam Fatih Terim'in istediği. Ancak bu maçta gerçekçi analizini yapmak doğru olmaz. Topla süratli forvetler karşısında neler yapabilir göremedik. Ancak 16 yaşında ve gelişime açık. Umarım ikinci bir Ozan Kabak hikayesini de Emin Bayram yazar. Diğerleri bir şey yazmaz. Galatasaray'ın takım kimyası yaz transfer döneminde oldukça yanlış oluşturuldu. Devre arası transfer döneminde onarılacağı iddiası var. UEFA Kriter baskısı ile bu iş nasıl olacak, bilemiyorum ama bekleyip göreceğiz. 

Ve Tuzla takımını, futbolcularını ve en başta teknik direktörünü kutlarım. Çünkü iyi sonuçlarda olduğu gibi kötü sonuçlarda da en başta teknik direktörler sorumludur. 

YORUM EKLE

banner18