Fiyaskonun ilanı

Paris'ten üzgün ve moralsiz dönen Galatasaray ligde de Ankaragücü'ne puan kaptırdı; gibi klişe başlıkla bu maçın anlatımını geçiştirebilsek ne iyi olurdu! 

Ben Fatih Terim olsam bu maçın sonrasında basın toplantısına çıkmayı bile reddederdim, gereken cezayı öder bu utanç verici takımın sorumlusu olarak kafamı dinleyeyim isterdim. Sonrasında ıkına sıkına "eh aslında iyi oynadık" gibi laflar etmezdim. 

Galatasaray sezon başından beri tek bir maçta tek bir devre dahi olsun taraftarının gönlünü ferahlatacak bir futbol esintisi sunmadı. Rakip güçlü ya da zayıf, tümünde berbat futbol oynadı. Çoğu maçta gerekçelerini yazdık, tekrara gerek yok. Gelen her bir hafta ümitle, bir şeylerin yoluna gireceğini, herşeyin bir anda mükemmel olamayacağı gerçeğine dayanarak sağduyu ve sabırla bekledim. Taraftarlara da bu yönde telkinlerde bulundum. Ancak hiçbir aksaklık biraz olsun düzelmediği gibi, takımı gerileten virüs mevki mevki yayılıp her zerresini sarmış, kanser gibi çaresiz hale getirmiş durumda. Bu sezon bitti geçmiş olsun!

Galatasaray maça 4-4-2 başladı.

Geç babam ya rakamları sistemleri, bu takım hangi sistemle oynarsa oynasın çare yok. İçi boşalmış durumda. Üst üste gelen kötü sonuçlardan sonra; "Ocak'ta operasyon var" deme gaflet ve delaletine düşersen, elin adamları sana operasyonun alasını yapar. Taraftara küfreden Belhanda'ya sahip çıkıp, sonradan girdiği her maçta takımın gol yediği istatistiklerde sabit iken Selçuk İnan'a sarılmak nasıl bir vefa anlayışıdır? 

14 değişik karakterde yabancının bulunduğu bir kadroya ancak Jürgen Klopp, Pep Guardialo olsan ayar çekersin. Türkiye sınırları içinde imparator da olsan, oyuncuyu üstü kapalı daima suçlar hedef gösterirsen, elin adamı da seni satar!

Paris S.G. ve R.Madrid'ten bahsederken "1 milyar Euro'luk takımlar bizim gerçeklerimizi görelim" dersin.  Eyvallah bunlar doğru da, Şampiyonlar Ligi'nin tüm gruplarında en az gol atan, en az koşan, en az pozisyona giren istatistiklerin kahramanı olmak utancına ne diyelim. Bırakalım Şampiyonlar Ligi'ni Ankaragücü ne halde biliyor muzunuz? Son 6 maçında üst üste yenilmiş, tek bir beraberliği dahi yok. Kulüp oyuncularına para ödeyemiyor, transfer yapma hakkı yok. Kısaca sefalet acı bir Türkiye gerçeği! Bu Ankaragücü'ne karşı ancak iki ölü top golü ile öne geçiyorsun. Hakem Şansalan ayrı bir hikaye ama onu geçelim. Ankaragücü'lü Dever Orgill ağır olan ikinci sarı kartla eksik bıraktı. Bir kişi eksik olan Ankaragücü, Galatasaray'ın dev mabedinde direniyor ve beraberliği ulaşıyor. Ama Real Madrid 1 milyar Euro'luk takım. Galatasaray'ın kulübesindeki adamlar Ankaragücü'nün toplam takımından daha maliyetli. 

Ocak'ta sihirli bir el dokunacak ve müthiş transfer hamleleri gelecek sanıyorsanız. Şimdiden Andersen'den Masallar kitabını tavsiye ederim, parelel geçiş yapar yabancılık çekmemiş olursunuz. 

Haziran'da şöyle ya da böyle 13 transfer yapılmış, görüntü 13'te sıfır. Galatasaray sezonun ikinci devresini değil geleceğini kurtaracak hamleler yapmalı. Fatih Terim önce kendini değil Galatasaray'ı düşünmeli. Kredisi var; bu sezon şampiyon olunmasa da olur. Ancak önce bir toparlanmalı. N'Zonzy'nin kadro dışı bırakılması haklı olsa da, menajerinin iddiaaları ilginç, doğru yanlış bilmem ama şunu diyormuş N'Zonzy; "Neden hiç taktik çalışmıyoruz, sadece motivasyon konuşmaları ile maçlara hazırlanıyoruz." 

YORUM EKLE

banner18