AntiTerim Virüsü

Galatasaray’da son 3 yılda artık mide bulandırıcı seviyeye gelmiş bir rahatsızlık, futbol Takımı’nın en ufak sendelemesinde hortlatılıyor ve iğrenç bir linç kampanyasına dönüşüyor.

Sağduyulu ve gerçekten yüreği Parçalı Forma için atan bir çok Sarı Kırmızıya sevdalı taraftar da bundan rahatsızlık duyuyor elbette. Hemen her kötü sonuçta ortaya atılan ve kaosa dönüştürülmeye çalışılan “AntiTerim Virüsü”, Kasımpaşa maçının 0-2’den 2-2 dönüşmesi sonrasında klasik olarak yine hortladı. 

Evet Terim, Tanrı değil elbette hatalar yapıyor ve yapmaya da devam edecektir. Ama bu hatalar kime göre ve neye göre. Futbolda bir çok konuda zıt fikirlerin çatışması çok olağan bir durum. Bir pozisyon ile ilgili bile yüzlerce fikir ortaya atılıp, insanlar ciddi çatışma içine düşüyor. 

Ben onlarca kez Fatih Terim’i eleştirmiş biri olarak, gerçeklerin bu denli çarpıtılmasına tahammül edemez hale geldim. Ve Fatih Terim’li son 3,5 yılı bir özetleyelim istiyorum. 

Tudor’un görevine son verilmesi sonrasında devre arasında göreve başladı. Orta sahanın o dönem en etkili oyuncusu olan N’diaye’nin satıldığı sadece Nogatamo’nun transferi sonrasında Galatasaray Fatih Terim ile şampiyon oldu. 

İkinci sezonu, Gomis’in satılmasında net olarak söylüyorum; Fatih Terim hatalıdır. Ancak ligin ortasında Ozan Kabak’ın satılması ve Diagne’nin transferi ile Galatasaray hakkıyla bir kez daha hedefe ulaştı. 

Üçüncü sezonda ise Galatasaray ligin ikinci yarısına harika bir başlangıç yapmış ve Terim’li dönemin en etkili futbolunu oynadığına tanıklık ettik. Üst üste 8 galibiyet sonrasında Sivas’ta haksız bir penaltı ve seyircisiz oynanan Beşiktaş maçı ile hızı kesilmiştir. Başlayan Pandemi Süreci ve sonrasında lig başladığında hemen her maç hakem skandalı, Muslera ve F.Andone’nin sezonu kapaması, Takımın en maliyetli oyuncusu olan ve yönetimin ısrarı ile alınan Falcao’nun bitmek bilmeyen sakatlıkları ile Galatasaray yarıştan koparılmıştı. Geçen sezon ise sadece 2 gol ile kaçan şampiyonluk. TFF ve MHK’nin uygulamalarını düşünün ve hafızalarınızı da bir tazeleyin isterim. 

Asıl sorun ise UEFA ile yapılan anlaşma devamında transferde satmadan alma yasağının olması ve çoğunlukla kiralık oyuncularla devam edilmesi Fatih Terim’e ayrıca zorluk çıkarmıştır. 

Şu gerçektir Fatih Terim’li geride kalan 3,5 sezonda oynanan futbol çoğunlukla taraftara sıkıntı vermiştir. Ancak takımın iskeletini oluşturan maliyetli oyuncuların, aynı zamanda başarıya doymuş ruh hali ile Fatih Terim değil Tanrı Terim’in bile tempolu bir takım oluşturabilmesi mümkün değildi. Üstüne transfer kısıtlaması yüzünden geçmiş yönetimin ve Terim’in birlikte yaptıkları transfer hataları da, Galatasaray’ın savaşçı takım kimliğine kavuşmasını geciktirmiştir. 

Burak Elmas Yönetimi ile birlikte Fatih Terim bugüne değin görmediğimiz bir transfer politikasını yöneterek, genç ve geleceğe yönelik, üstelik yıllık ücretleri son 10 yıl ile kıyasladığımızda son derece mütevazi harcama ile yeni bir takım kuruluyor. Galatasaray Futbol Takımı deyim yerindeyse; yeniden doğuyor. Ve bu doğumun sancıları da doğal olarak hissediliyor. Fakat en küçük aksaklıkta Fatih Terim karşı bir kampanya başlıyor. Kimi Galatasaraylı, kimi Galatasaray’dan nefret eden trol topluluğu. Maalesef ki, bazı Galatasaraylılar buna alet oluyor. Aynı zihniyet Marcao’dan dayak yiyen Kerem Aktürkoğlu’nu da yeme peşinde. Kerem’in gol sevincinden bile türlü türlü anlamlar çıkarılarak, “bu herif şımardı” saçmalığı dillere pelesenk oluyor. Ey Ahali Kerem denen delikanlı geçen yıl sadece toplamda 2-3 maç ilk onbir oynamıştır, toplamda da 10 ya da az üzeri forma giymiştir. İki alt ligden gelerek, bugün Galatasaray’ın en önemli hücum silahlarından biri haline geldi. Hele ki 8+3 saçmalığının dayatıldığı bu dönemde Kerem’i korumak zorundayız. Net söylüyorum bu dönemde Fatih Terim ve Kerem Aktürkoğlu’nu yeme amacındaki olanlar Galatasaray düşmanıdır ya da hainidir. 

Elbette Fatih Terim’in de geride kalan 3,5 yılda hataları olmuştur. Bazı maçlarda öfkesine yenilmiş, kendisine ceza vermek için aportta bekleyen TFF Disiplin Kurulu’na malzeme vermiştir. Bu nedenle motivasyonu saha dışına kaymış, kendine ve takımına zarar vermiştir. Bazı oyuncular da ısrarcı olmuş, bazılarına şans vermekte pintilik yapmıştır. Dünya’da hata yapmayan teknik direktör var mıdır? Diye sorsam, kesinlikle mümkün değil cevabını verirsiniz. Futbol basit gibi görünse de, bir çok unsurda çok denklemli ve çok tartışmaya açık bir oyundur. Fatih Terim’in herkesi memnun etmesi mümkün değildir. Ayrıca buna mecbur da değildir. Ülkenin futbol ortamında, atamayla oluşturulan TFF ve kurulları döneminde Fatih Terim kesinlikle Galatasaray için vazgeçilmezdir. 

Artır zırıltıyı kesin ve 2-3 yıl sonra bu ülke ligini güle oynaya domine edecek Galatasaray Futbol Takımına sadece destek verin. 

Kadir Çetinçalı
 

Twitter: @kadircetincali

banner48