Ajans 1905

Fatih Terim: “Ciddi bir jenerasyon bırakmak istiyorum”

GÜNDEM

Galatasaray Futbol A Takımı Teknik Direktörü Fatih Terim, UEFA Şampiyonlar Ligi İkinci Ön Eleme Turu ikinci ayağında oynayacağımız PSV Eindhoven maçı öncesinde düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

“KÖTÜ ŞEYLER HEP BENİM BAŞIMA GELİR; AMA ŞİKAYET ETMEM”

Oyun formasyonu ve transferlerle ilgili soruya yanıt veren teknik direktör Fatih Terim, “Üçlü savunma ile oynadık, öyle başladık. Sonra dörde döndü. Arkadaşlar, bir strateji yaparsınız bazen. Bu da onlardan bir tanesiydi. Daha oyunu tutan, ilk başta pres yapacaklarını bildiğimiz için daha az pozisyon veren, ilk 20 dakikada gol yemeyen bir Galatasaray düşünmüştük. Nitekim 17-18. dakikalarda normal düzene döndük. Zaten en ufak bir işaretle 4-3-3'e dönme düzenimiz vardı. Onu da yaptık. O gün yeni veya değişik olan neyse hep ona atıf yapılır. Değişik olan şey üçlü savunmaydı. Kazansaydık deha olarak çıkardınız buradan. Öyle bir niyetim yok. Bu soru beni biraz geriye götürdü. Çok sık konuşmadığımız için bazı şeyleri yanlış anlıyoruz. Sosyal medyada, gazetede, televizyonda ne söyleniyorsa ona inanıyoruz. Esasında şöyle bir baktığımızda, bir sezon önceyi, yani mayısın sonunda biten ligden sonraki duruma iyi bakmak lazım. Nedir bu? Bir defa, lig biter bitmez aşağı yukarı biz 11 oyuncu falan kaybettik. Etebo, Henry, Saracchi, Halil ve Gedson. Otomatik olarak kulüplerine döndüler. Kendi mali sıkıntılarımız, artı UEFA’nın bizi üç sene cezalandırmasından kaynaklanan, bizim de mecburen, hiç istemememize rağmen kiralama yönetimini uygulamak zorunda kaldık.  Kötü şeyler hep Fatih Terim’e denk gelir ama ben hiç ağzımı açmam, şikayet etmem. Bunları kaybettik. Bunun dışında, Belhanda, Donk, Martin, Okan ve Şener bizimle değiller. Etti 11. Birden bire geçen sene ceza yemesine rağmen iki hazırlık maçımızın en formda oyuncusu Oğulcan’ı da kaybettik. Lisans vermediler. En formda oyuncumuzdu. Özellikle atakta faydalanacağım bir oyuncumdu. Bunlar yetmiyormuş gibi Yedlin’le Akbaba korona oldu. 13-14 kişiye düştük. Sağ bek yok. Orta saha sıfır. Bir tane var. O da 6 değil 8 numara. Aytaç. Oyunun üçlü veya dörtlü savunma ile bir alakası yok. O hata bana aittir hiç itirazım yok ama bir sene önceden böyle çıktığınız zaman çok kısa sürede, 14 Haziran’da açtığınız sezonda; bir ay 15 gün içerisinde daha seçim yapılmamıştı.

Galatasaraylılar lütfen benim iyi dinlesin. Sezonu açtığımızda daha seçim yapılmamıştı. 19'unda seçim olacak, yönetim seçilecek… O ayı unutun bir defa. Ben ve başkanımız aynı fikirde. Kısa vadeye kalite eklemek için bu finansal yükün altına girecek durumda değil Galatasaray. Zaman zaman okuyorum da. Başka şeyler de okuyorum. Şu oyuncular gelecekmiş de ben hayır demişim… Alioski’den bahsediyorlar. 3 sene için 7 milyon Euro artı bonus istediler. Orijinal sol bek de değil. Bu sene sol bek oynadı.” diye konuştu.

“PANDEMİDEN SONRA İSTİKRAR YAKALAYAMADIK”

PSV ile oynanan ilk maçın yanı sıra genel tabloyu değerlendiren Fatih Terim, “Maçtan sonra boşuna demedim, “Galatasaraylılar beni anlayacaktır” diye. Ben üç yıldan vazgeçmedim. Ben Galatasaraylıdan en kötü zamanda bile bir gün sabır istemedim. Tam tersi 1996’da bile kimseye sabır demeyeceğim dedim. Dolayısıyla bu üç yıl içerisinde biz ne bir şeylerden vazgeçeceğiz, ne de bir şeyleri denemekten vazgeçeceğiz. Bunun iyi anlaşılmasını isterim. Sonuçta PSV’nin karşısına çıkıyoruz, elimizdeki en iyi kadroyla çıkmaya ve en iyisini yapmaya çalıştık. Bir maç içerisinde kimsenin başına gelmeyecek şeyler belki de bizim başımıza geldi. 75. saniyede 1-0 geriden başladık. Buna rağmen oyunu dengeledik. Ne çalıştıysak oradan yedik. Devre sonunda 2-1’i bulduk. Bakın 3-1'e kadar neredeyse pozisyonu yok PSV’nin. Ama biz pozisyon bulmakta zorlandık.

İki defa üst üste şampiyon olduk. Türkiye Kupası ve Süper Kupa’yı aldık. Unutmadan hatırlatalım. Üçüncü yıl sekiz galibiyetle gelen bir Galatasaray varken pandemi denk geldi. O günden bu güne Galatasaray’da bir türlü istikrarı oturtamadık. Bazı mevkilerde ikişer oyucumuz olmasına rağmen onları kaybettik. Üçüncüyü monte etmek zorunda kaldık. Bunlar istikrardan uzak işlerdir.  Buna rağmen 2 golle şampiyonluğu kaybettik. Her şeye rağmen bu sene… Geçen sene başladığı zaman Galatasaray herkesin hemfikir olduğu üzere en iyi oynayan, en çok pozisyona giren, 8 maç üst üste kazanmış, zevk veren bir Galatasaray’dı. Pandemi dolayısıyla bir türlü istikrarı temin edemedik. Oralara çok girmek istemiyorum. Bunu hatırlatmakta yarar görüyorum.” dedi. 

“GALATASARAY’IN GELECEĞİNİ İNŞA ETMEK İSTİYORUZ”

Transfer konusunda hocamız, “Eylül biz de 8'e kadar. Bazı ülkelerde 1'e kadar. Başkan, yönetimimiz ben ve ekibim kalan sürede kadro planlamamıza aynı mantalite ile, aynı düşünceyle devam edeceğiz. Sağ bekimiz, Alex orta saha oyuncumuz ve bugün gelen Patrick van Aanholt transferleri olmak üzere üç isimle anlaştık. Bunlar tecrübeli oyuncular olacak ama esas ana tema ben, ekibim ve Scout ekibimizin çok uzun zamandır seyrettiğimiz, izlediğimiz, karar verdiğimiz oyuncuları almaya devam edeceğiz. Genç oyuncularımızın alacağı rakamları da dikkatle izlemenizi rica edeceğim. 10 oyuncu da alsak elenebilirdik. Bu takımla 5-1 bitmeyebilir miydi? Evet; ama sonunda elenebilirdik. Manchester United elenmese biz şu anda hazırlık dönemindeydik. Olabilecek ne varsa bizim aleyhimize oldu ama Galatasaraylıların bilmesini isterim ki, ben 3 yılı işaret ederken bunu kast etmek istedim. Üç yıl bana müsaade edin gibi bir durum yok. Tam tersi. Genel anlayışımız Galatasaray’ın geleceğini inşa etmek.” şeklinde konuştu.

İsmini taşıyan stadyumda galip gelmenin kendisi için ayrı bir anlama sahip olup olmayacağı ile ilgili gelen soruya hocamız, “Kendi ismimi taşıyan statta da yıllarımı verdiğim Ali Sami Yen’de de hiç yenilmek istemem. Ümit ediyorum ki yarın takımımız iyi bir mücadele, tutkulu bir oyun olur… Olsun ya elendik; ama çıkıp iyi bir oyunla, Galatasaray’a yakışır modern bir futbol örneği vererek elendiler denilmesini istiyorum. Hiçbir şeyi bırakacak halimiz yok. Her şeyi deneyeceğiz. Rakibimizin aldığı sonuç neredeyse çok az bir şans bırakıyor bize. Onu da deneyeceğiz.” dedi.

“GEDSON’U VERMEK İSTEMEDİKLERİNİ İFADE ETTİLER”

Transfer konusunda gelen soruları yanıtlamaya devam eden teknik direktör Fatih Terim, “Gedson Galatasaray’da çok mutlu oldu. Ancak bu sene Gedson’u vermek istemediklerini ifade ettiler son söz olarak. 1 Eylül’e kadar bazı şeylerin değişmesini bekliyoruz. Her an her şey olabilir. Son cümle buydu. Hatta Türkiye’den başka kulüplerin de talip olduğu söyleniyordu ama onun Galatasaray’dan başka yerde oynayacağını düşünmüyorum. Her şeye hazırlıklıyız bu sefer. Cezamız da bitti. Üç dört transferle kalmayacağımızı söylemek isterim. Aşağı yukarı 20’ye yakın oyuncu boşalttık. Daha da olacak. Dolayısıyla çok net olarak tabii ki başarılar istiyorum.

Ben her sene şampiyon olsam Galatasaraylıya yetmez. “Her sene şampiyonluklar önemlidir ama en önemlisi bu senedir” diye espri yaparız. Tabii ki başarılar çok önemli. Bizim amacımız Galatasaray’ın geleceğini inşa etmek. Yol üzerindeki kilometre taşlarından ciddi bir miras bırakmak istiyorum. Ciddi bir jenerasyon bırakmak istiyorum açıkçası” diye konuştu.

Profesyonel futbolcu Rachid Ghezzal transferini reddettiği ile ilgili iddiaların sorulması üzerine hocamız, “Hayır çok istedim. Ben ve başkanımız istedik. Şahsi şeylere girmek istemiyorum ama bu tip spekülasyonlar çok yapılıyor. Geçen sene her gittiğimiz deplasmanda biliyorsunuz olağanüstü bir seyirci ile karşılaştık. Ben de bizim seyircimizi neden almıyorsunuz diye rica ettim. Beşiktaş maçı öncesi bizatihi rica ettim. Ardından ben istememişim dendi.  Benden teyit ettirmeden bu tip dolaşan şeylere ne siz ne Galatasaraylılar itibar etmesin. Doğrusu söylenildiği zaman doğrusu ortaya çıkıyor. Çünkü ben kamuoyu önünde konuşuyorum.” dedi.

“MORUTAN ÇOK İYİ BİR OYUNCU”

Profesyonel futbolcular Olimpu Morutan ve Berkan Kutlu hakkında gelen transfer sorusuna teknik direktör Fatih Terim, “Arkadaşlar böyle, demin de söyledim, isim isim söylersek sonu olmaz; ama Galatasaray’ın 1 Eylül’e kadar neler yapacağını, nasıl bir anlayışla devam edeceğini göreceksiniz. Yani, hangi teknik adam Ghezzal’ı istemez de istemedi diye bir şey çıkabilir? Söylemem gereken bazı şeyler var ama şu anda söyleyemiyorum. Dolayısıyla tek tek girmeyelim konulara. Futbol dinamiktir. Transfer de böyledir. Bugün, istediğiniz bir oyuncuyu yarın istemeyebilirsiniz; ama dün vazgeçtiğiniz bir oyuncuyu yarın da alabilirsiniz. Listenizde olmayan sizin için fırsat transferi haline gelmiş bir oyuncuyu da alabilirsiniz. Kulübümün ve ekibimin bazı tasarruflarını söylemem yanlış olur. Sonunda o transferi yapamadığımız gibi bize pahalıya da patlayabilir. Burada transferi konuşmadan gazetede, televizyonda söylenmesi olayını çok yaşadık. Arkadaşlarımıza ulaştığınız zaman size doğruları söyleyecektir. Bundan sonra ayda bir veya 15 günde bir toplanalım. Kahvaltı edelim. Telefonlarınızı kapatın. Sohbet edelim. Ne isterseniz cevaplayayım. Gizli saklı bir iş yapmıyoruz; ama bu işlerin gizli kalması gerekir. Morutan’a gelince. Çok iyi bir oyuncu. Çok beğendiğim bir oyuncu. Televizyondan ben de seyrettim. Bütçemizin az olduğunu biliyor herhalde. “Zayıf oynuyorum, az para olsun ki beni alsınlar…” diyor. Makul bir paraya Galatasaray hayır demez galiba. Bilmiyorum. Başkanımızla konuşmadım daha. Zevk verecek oyunculardan bir tanesi. O zevki de daha önce abileri burada verdi. Hagi, Popescu, Filipescu, Ilie veya aklınıza kim gelirse. Hala buradalar. Top ayağındayken herhalde herkesin mutlaka oynamasını isteyeceği, hareketlerini görmek isteyeceği bir oyuncu. Gelişeceğini de düşünüyorum. Ben de onu beğeniyorum.” dedi.

“YARIN TARAFTARIMIZLA KAVUŞACAĞIZ”

Galatasaray taraftarına mesaj gönderen hocamız, “En az onlar kadar biz de Galatasaray taraftarını çok özledik. Taraftarla oynasaydık belki de şampiyonlukları kaçırmazdık. Öyle görünüyor çünkü. Biz taraftarımızla bütünleştiğimiz zaman çok daha etkili ve yenilmez oluyoruz açıkçası. Biz de heyecanlıyız. Teknik heyetimle maç sonrası analiz yaparken acaba Eindhoven’daki tam dolu stat, 1.5 senedir bu kadar sessiz bir oyun oynayan bir grubu rahatsız mı etti gibi bir düşünceye de kapılmadım değil. Onun için bu iş taraftarla güzel. Galibiyet de taraftarla daha güzel kutlanıyor. Kötü sonuçta taraftarla daha kolay atlatılıyor. Biz de onları özledik. İnşallah yarın kavuşacağız. Elbette başarılı olmak için uğraşıyoruz, başarılı olmak için çalışıyoruz. Başarılar var; olmalı zaten. Dönüp baktığımda burada bir mentalite, sistem veya aklımdakileri sahaya yansıtan bir takım, jenerasyon bırakmak en büyük idealim. Giderken böyle bir şey bırakmak istiyorum. Bana göre, alınacak kupalardan; kazanılacak şampiyonluklardan daha da önemli olan budur. Bunu yapabilirsem, benim en büyük başarım bu olacaktır. Zamanında giderken, 2000'de böyle bir takım bırakmıştım. Yine öyle bir takım bırakmayı kendime en büyük başarı olarak addediyorum. Onun için de bizim seyircimize ve taraftarımıza ihtiyacımız var.” dedi.

Türk futbolu ve Avrupa futbolu arasındaki makasın git gide açıldığını vurgulayan hocamız, “Ben makasın açıldığını her dakika söylüyorum. Özellikle ekonomik olarak çok açıldı. Dolayısıyla idari ve teknik olarak tesirlerini görüyoruz.” yorumunu yaptı.

PSV maçının bir kaza mı yoksa sonuç mu olduğu sorusuna Fatih Terim, “Güzel bir soru. Oyunun 75. saniyesine bakarsan bir sonuç. Geneline bakarsan, benim söylediğimin karşısı. Şu gerçeği kabul edeceğiz. Ekonomik olarak yetişme imkanımız yok. Sizin 2’ye alamadığınızı o 20’ye alıyor. Bu oyuncuyu onlar buluyor da biz niye bulamıyoruz diyorlar. Soruyorum, 15-16 yaşındaki bir oyuncuya 20 milyon Euro verebilir miyiz? Veremeyiz. 8 yaşındaki bir oyuncuya 4 milyon versek kıyamet kopar. Bugünlere geldiğimiz zaman üste çıkabiliriz. Belki de tarihte ilk defa altyapımıza rakamını açıklayıp bütçe koyacağız. Herkesin bütçesi var. Onlarda 7-8 milyon bu oyunculara vermek hiçbir şey. Çünkü sonunda 40’a 150’ye satma imkanları var. Bunların yarısından fazlasını da kaybediyorlar. Herkes büyük oyuncu olmuyor.” yanıtını verdi. 

İLK 11’İMİZ

PSV maçının ilk 11’ini açıklayan hocamız kadroyu şöyle duyurdu: Fernando Muslera, DeAndre Yedlin, Christian Luyindama, Marcao Teixeira, Ömer Bayram, Emre Kılınç, Aytaç Kara, Jesse Sekidika, Kerem Aktürkoğlu, Mostafa Mohamed, Barış Alper Yılmaz.

Emre Akbaba’nın hastalık sürecinin atlatmadığını söyleyen hocamız “Emre Akbaba ağır geçiriyor, henüz karantinada. Dolayısıyla böyle çıkacağız. Yedlin olması gereken prosedürleri atlattıktan sonra alabildik. O da ne kadar verim verecek bilmiyorum. Dolayısıyla böyle çıkacağız.” dedi.

Üç senelik projenin ardından bir planı olup olmadığı konusunda sorulan soruya ise Fatih Terim, “Kendime göre kafamda bir planım, Galatasaray planım var. Yönetimimizin de süresi üç sene. Benim de üç sene. Giderken yaparken en büyük iyiliğin ve başarının bu olduğunu söylüyorum. Yoksa, Galatasaray’dan gitsek nereye gideceğiz? Galatasaray bizim evimiz, Galatasaray bizim yuvamız. Ayrılsak da kalbimiz onunla atar. Gerçek kontrat bu. İleriki yıllarda ne olur hepimiz bakacağız.”

Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.